ANKARA — 2026-2027 eğitim öğretim yılı hazırlıkları sürerken öğretmenlerin nöbet görevleri, öğle arası dinlenme hakkı ve taşıma merkezi okullardaki öğrenci taşıma uygulamasına ilişkin görevleri yeniden gündeme geldi.
Anayasa Mahkemesinin, sendikalarının aldığı karar doğrultusunda öğle arasında nöbet tutmayan öğretmenlere verilen disiplin cezalarını sendika hakkı yönünden ihlal olarak değerlendirdiği kararın ardından, Millî Eğitim Bakanlığının 28 Temmuz 2026’da yaptığı yönetmelik değişikliğiyle taşıma merkezi okullarda görev yapan öğretmenlerin taşıma yoluyla eğitime erişim kapsamında verilen nöbet görevlerini de açıkça düzenlemesi dikkat çekti.
AYM: Öğle arası nöbetinde temel ihtiyaçlar dikkate alınmalı
AYM’nin 21 Nisan 2026 tarihli ve 2020/14027 başvuru numaralı kararında, tam gün eğitim yapılan okullarda öğle arasında nöbet tutmayan öğretmenlere verilen disiplin cezaları incelendi.
Başvurucuların, üyesi oldukları sendikaların kararları doğrultusunda öğle arasında nöbet tutmamaları nedeniyle uyarma, kınama veya aylıktan kesme cezaları aldığı belirtildi.
Mahkeme, sendika kararına dayanılarak gerçekleştirilen eylemin çalışma hayatıyla bağlantılı olduğunu ve bu nedenle sendika hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Kararda, öğretmenlerin öğle arasında nöbet tutmama gerekçelerinin yargılama mercilerince yeterince değerlendirilmediğine dikkat çekildi.
AYM, öğretmenlerin beslenme, dinlenme ve ibadet gibi temel ihtiyaçlarının dikkate alınması gerektiğine işaret etti. Ayrıca 2019’da yapılan mevzuat değişiklikleriyle tam gün eğitim yapılan okullarda öğle arası nöbetinin öğretmenlerin temel ihtiyaçları gözetilerek dengeli şekilde düzenlenmesi gerektiğinin hükme bağlandığını hatırlattı.
Kararın önemli ayrımı: Nöbet görevi tamamen ortadan kalkmadı
AYM kararının, öğretmenlerin nöbet görevinden genel olarak muaf tutulduğu şeklinde yorumlanmaması gerekiyor.
Mahkeme, nöbet görevinin eğitim ve öğretim hizmetlerinin düzenli ve sürekli yürütülmesinin önemli unsurlarından biri olduğunu ve öğretmenlerin asli görevleri arasında bulunduğunu da kararında belirtti.
AYM’nin değerlendirmesi esas olarak, sendikal eylem nedeniyle verilen disiplin cezasının somut olayda demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun ve ölçülü olduğunun yeterli gerekçeyle ortaya konulup konulmadığı üzerinde yoğunlaştı.
Öğrenci taşıma görevleri için ayrı değerlendirme
Kararda dikkat çeken ikinci başlık ise öğrenci servisleri ve taşıma uygulaması oldu.
AYM, bağlantılı başvurularda öğretmenlerin okul servislerine ilişkin sendikal eylemlere katılarak nöbet görevini yerine getirmemeleri nedeniyle de disiplin cezalarıyla karşılaştığını belirtti.
Mahkeme, daha önce verdiği 1 Ekim 2025 tarihli kararına atıf yaparak, nöbetçi öğretmenlerden öğrenci servisleri konusunda istenen bazı görevlerin nöbet görevinin kapsamını aştığı yönündeki itirazların temelsiz olmadığını ifade etti.
AYM ayrıca 2024 yılında yapılan mevzuat değişikliğiyle öğretmenlerin öğrenci taşıma uygulamasına ilişkin nöbet görevlerinin ayrıntılı biçimde düzenlendiğini belirtti.
Temmuz ayında yeni bir adım geldi
AYM kararının ardından gözlerin çevrildiği mevzuat alanında, 28 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de Millî Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinde değişiklik yapıldı.
Değişiklikle yönetmeliğin 44. maddesine yeni bir fıkra eklendi.
Yeni düzenlemede:
“Taşıma merkezi okullarda görevli öğretmenler”, Taşıma Yoluyla Eğitime Erişim Yönetmeliği kapsamında verilen nöbet görevlerini de yapar.
hükmüne yer verildi.
Bu düzenleme, AYM kararındaki öğrenci taşıma başlığı açısından özellikle dikkat çekiyor.
Çünkü AYM’nin değerlendirmesinde, öğretmene öğrenci taşıma uygulaması kapsamında verilen görevlerin nöbet görevinin kapsamını aşıp aşmadığına ilişkin itirazların idari soruşturma ve yargısal denetim aşamalarında ilgili ve yeterli gerekçeyle karşılanması gerektiği belirtilmişti.
Yeni düzenleme ne anlama geliyor?
28 Temmuz’daki düzenleme, taşıma merkezi okullarda görev yapan öğretmenlerin, Taşıma Yoluyla Eğitime Erişim Yönetmeliği kapsamında verilen nöbet görevlerini yerine getireceğini açıkça yönetmelik hükmüne bağladı.
Ancak bu hükmün, öğretmene mevzuatın dışında sınırsız görev verilmesini mümkün kıldığı şeklinde yorumlanması mümkün değil.
AYM’nin kararında ortaya koyduğu yaklaşım bakımından kritik nokta, verilen görevin mevzuat kapsamında bulunup bulunmadığı ve öğretmenin görevle ilgili itirazlarının somut olarak değerlendirilmesi olmaya devam ediyor.
Dolayısıyla 2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde okullarda hazırlanacak nöbet çizelgeleri ve taşıma merkezi okullardaki görev dağılımlarında, hem yeni yönetmelik hükmünün hem de AYM’nin ortaya koyduğu ilkelerin dikkate alınması önem taşıyor.
Temmuz değişikliği sadece taşıma nöbetiyle sınırlı değil
28 Temmuz’daki yönetmelik değişikliği yalnızca nöbet görevlerine ilişkin olmadı.
Düzenlemeyle okul öncesi ve ilkokul birinci sınıflar için uyum eğitimi, kayıt alanları, nakiller, rehberlik hizmetleri, gelişim raporları, öğretmenlerin mesleki çalışmaları ve okul güvenliği gibi çok sayıda konuda da değişiklik yapıldı.
Öğretmenlerin mesleki çalışmalarına ilişkin 38. maddede yapılan değişiklikle de eylül ayının ilk iş gününden derslerin başlangıcına kadar ve derslerin kesiminden temmuz ayının ilk iş gününe kadar geçen süreler ile ara tatillerde yapılacak mesleki çalışmaların kapsamı yeniden düzenlendi. Bu çalışmalar arasında mevzuat ve uygulamaların incelenmesi ve değerlendirilmesi de sayıldı.
Yeni eğitim yılı öncesinde üç başlık öne çıkıyor
2026-2027 eğitim öğretim yılına hazırlık sürecinde öğretmenlerin nöbet uygulamaları açısından üç başlık özellikle önem taşıyor:
1. Öğle arası nöbeti:
Öğretmenlerin beslenme, dinlenme ve diğer temel ihtiyaçlarının gözetilmesi ve nöbetlerin dengeli düzenlenmesi.
2. Taşıma merkezi okullardaki nöbet:
28 Temmuz 2026’da yönetmeliğe eklenen hüküm doğrultusunda, Taşıma Yoluyla Eğitime Erişim Yönetmeliği kapsamında verilen nöbet görevlerinin yerine getirilmesi.
3. Görevin kapsamı:
Öğretmene verilen görevin hangi mevzuat hükmüne dayandığının açık olması ve görev kapsamına ilişkin itirazların idari ve yargısal süreçlerde gerekçeli biçimde değerlendirilmesi.
AYM’den yeniden yargılama ve tazminat kararı
AYM, başvurucuların sendika hakkının ihlal edildiğine karar verirken, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için ilgili mahkemelere yeniden yargılama yapılmak üzere karar gönderilmesine hükmetti.
2020/14027 ve bağlantılı başvurularda başvurucular lehine 20 bin lira manevi tazminata, 2021/4743 numaralı başvuruda ise 50 bin lira manevi tazminata karar verildi.
Kararın hüküm bölümünde, Anayasa’nın 51. maddesinde güvence altına alınan sendika hakkının ihlal edildiği açıklandı. Karar oybirliğiyle alındı.
Hukuki çerçeve
AYM kararının ortaya koyduğu çerçeve ile 28 Temmuz’daki yönetmelik değişikliği birlikte değerlendirildiğinde, yeni eğitim öğretim yılı öncesinde nöbet uygulamalarının yalnızca “görev verildi-verilmedi” şeklinde değil, görevin mevzuattaki dayanağı, kapsamı, öğretmenin temel ihtiyaçları ve varsa sendikal itirazların niteliği dikkate alınarak yürütülmesi gündeme geliyor.
Bu kapsamda, özellikle taşıma merkezi okullarda görev dağılımlarının yeni yönetmelik hükmü doğrultusunda yapılması; verilen görevlerin ise ilgili mevzuat çerçevesinde belirlenmesi önem taşıyor.






