TEÇ-SEN Genel Başkanı Demirel’den “3Y” Çağrısı: Yoksulluk, Yolsuzluk ve Yasaklarla Mücadele

TEÇ-SEN Genel Başkanı Ümit Demirel, Türkiye’nin ekonomik, sosyal ve kültürel sorunlarının çözümü için “3Y formülü” olarak tanımladığı yoksulluk, yolsuzluk ve yasaklarla mücadele çağrısında bulundu. Demirel, ekonomik göstergelerdeki iyileşmenin vatandaşın günlük yaşamına yansımadığı sürece kalıcı bir refahtan söz edilemeyeceğini belirtti.

Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası (TEÇ-SEN) Genel Başkanı Ümit Demirel, Türkiye’nin gelecek vizyonunun yoksulluk, yolsuzluk ve yasaklarla mücadele üzerine kurulması gerektiğini savundu.

Demirel’in “3Y formülü” adını verdiği yaklaşım; yoksulluğun azaltılması, kamu kaynaklarının şeffaf ve adil kullanılması ile ifade, örgütlenme ve hak arama alanlarının genişletilmesini kapsıyor.

Türkiye’de yaşanan ekonomik sıkıntıların yalnızca enflasyon veya ücretlerdeki kayıpla açıklanamayacağını belirten Demirel, sorunun sosyal ve kurumsal boyutlarının da bulunduğuna dikkat çekti.

“Enflasyonun düşmesi fiyatların düşmesi anlamına gelmiyor”

Demirel’in değerlendirmesinde, yüksek enflasyon, kira ve gıda fiyatları, düşük ücretler, emekli yoksulluğu ve gençlerin gelecek kaygısı Türkiye’nin öncelikli sorunları arasında gösterildi.

Kaynak metinde yer verilen verilere göre TÜFE enflasyonu 2014’te yüzde 8,2 seviyesindeyken 2023’te yüzde 64,8’e yükseldi, 2024’te ise yüzde 44,4 olarak gerçekleşti.

Demirel, enflasyon oranındaki gerilemenin vatandaş açısından otomatik olarak yaşam maliyetinin düştüğü anlamına gelmediğine işaret ederek, yüksek fiyat seviyesinin özellikle dar ve sabit gelirliler üzerindeki etkisinin sürdüğünü ifade etti.

“Çalışan yoksulluğuna” da dikkat çeken Demirel, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Bir ülkede çalışan insan ay sonunu getiremiyorsa, orada sorun yalnızca ücret politikası değil; adalet sorunudur.”

Gıda ve kira vurgusu

TEÇ-SEN Genel Başkanı, özellikle gıda ve barınma maliyetlerinin dar gelirli kesimler üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çekti.

Yoksullukla mücadelenin yalnızca ücret artışlarıyla sınırlandırılmaması gerektiğini belirten Demirel; sosyal konut, tarımsal üretim, gıda güvenliği, vergi adaleti ve sosyal destek politikalarının birlikte ele alınması gerektiğini savundu.

İkinci başlık: Yolsuzlukla mücadele

“3Y formülünün” ikinci ayağını yolsuzlukla mücadele oluşturuyor.

Demirel’e göre kamu kaynaklarının kullanımındaki şeffaflık, liyakat ve adalet yalnızca siyasi veya hukuki değil, aynı zamanda ekonomik bir mesele.

Yolsuzluk algısının yatırım ortamından kamu kurumlarına duyulan güvene kadar geniş bir alanda olumsuz sonuçlar doğurduğunu belirten Demirel, vergi sistemindeki adalet tartışmalarına da dikkat çekti.

KDV ve ÖTV gibi dolaylı vergilerin düşük gelirli kesimlerin bütçesi üzerinde daha ağır bir yük oluşturduğunu ifade eden Demirel, kamusal kaynakların eğitim, sosyal konut, üretim, genç istihdamı, tarım ve deprem güvenliği gibi alanlara yönlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

“Özgürlük olmadan gelecek kurulmaz”

Formülün üçüncü başlığı ise yasaklarla mücadele.

Demirel, ifade özgürlüğü, sendikal örgütlenme, hak arama özgürlüğü ve demokratik katılımın ekonomik ve sosyal kalkınmadan ayrı düşünülemeyeceğini savundu.

Yasakçı bir ortamın üniversitelerde özgür düşünceyi, sendikal örgütlenmeyi, kültürel üretimi ve gençlerin yaratıcılığını olumsuz etkileyebileceğini belirten Demirel, Türkiye’nin “düşünen, üreten ve sorumluluk alan” bireylere ihtiyaç duyduğunu ifade etti.

Eğitim çalışanlarına özel vurgu

Demirel, eğitim sisteminin yalnızca öğretmenlerden oluşmadığını belirterek okullardaki idari, teknik, temizlik ve destek hizmetlerini yürüten çalışanların da eğitim sisteminin ayrılmaz parçası olduğuna dikkat çekti.

“Eğitim çalışanını görmeyen bir sistem, eğitimin bütününü eksik görür” diyen Demirel, eğitim çalışanlarının ücret, görev tanımı, tayin, görevde yükselme, mobbing ve sosyal hak sorunlarının eğitim hizmetinin niteliğini doğrudan etkilediğini savundu.

“Üretim, adalet ve özgürlük”

Türkiye’nin gelecek vizyonunun üretim, adalet ve özgürlük olmak üzere üç temel sütun üzerinde yükselmesi gerektiğini belirten Demirel, ithalata bağımlılığın azaltılması, tarım ve sanayinin desteklenmesi, yüksek teknolojili üretimin geliştirilmesi ve kamuda liyakatin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

Demirel’e göre “3Y formülü”, yalnızca ekonomik sorunlara yönelik bir öneri değil; Türkiye’nin toplumsal güvenini ve demokratik kalkınmasını güçlendirmeyi amaçlayan bütüncül bir yaklaşım niteliği taşıyor.

  • Benzer Haberler

    Okula uyum haftasında aileler de sürece katılacak: Kamu çalışanı velilere idari izin

    Millî Eğitim Bakanlığı, yeni eğitim öğretim yılında öğrencilerin okula uyum sürecine ailelerin daha etkin katılmasını sağlayacak yeni uygulamaları hayata geçirecek. Okul öncesi, 1. sınıf ve 5. sınıf öğrencilerinin uyum eğitimleri…

    Öğretim Yılına Hazırlık Ödeneği İçin Tüm Eğitim Çalışanlarını Kapsayacak Düzenleme Talebi

    TEÇ-SEN, öğretim yılına hazırlık ödeneğinin Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde görev yapan tüm eğitim çalışanlarını kapsayacak şekilde genişletilmesi talebiyle Türkiye genelinde dilekçe eylemi başlattığını duyurdu.Sendika tarafından hazırlanan dilekçede, eğitim kurumlarının öğretim…