KDK’dan Refakat İzninde Emsal Karar: “İbare Eksikliği” Gerekçesiyle Ret Hukuka Aykırı Bulundu

Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), eşinin ağır bir kaza sonrası bakım ihtiyacı bulunduğunu sağlık raporuyla belgeleyen bir memura refakat izni verilmemesini hukuka ve hakkaniyete aykırı buldu. Karar, kamu kurumlarında refakat izni uygulamalarında uzun süredir tartışılan “hayati tehlike” yorumunu yeniden gündeme taşıdı.

PTT’de görev yapan bir memur, ağır bir kaza geçiren eşine refakat edebilmek amacıyla kurumuna başvuruda bulundu. Hastane tarafından düzenlenen sağlık kurulu raporunda, hastanın en az iki ay boyunca hareket edemeyeceği, günlük ihtiyaçlarını tek başına karşılayamayacağı ve yakın refakate ihtiyaç duyduğu belirtildi. Ancak kurum, raporda “refakat edilmediği takdirde hayati tehlike oluşur” ifadesinin yer almadığı gerekçesiyle talebi reddetti.

Başvurunun ardından dosyayı inceleyen Kamu Denetçiliği Kurumu, mevzuat hükümleri ile olayın somut koşullarını birlikte değerlendirerek dikkat çekici bir sonuca ulaştı.

Refakat İzni Hangi Şartlarda Veriliyor?

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 105’inci maddesine göre, memurun bakmakla yükümlü olduğu ya da refakat etmediği takdirde hayatı tehlikeye girecek ana, baba, eş, çocuk veya kardeşlerinden birinin ağır kaza geçirmesi ya da uzun süreli tedavi gerektiren bir hastalığının bulunması halinde refakat izni verilebiliyor. Bu izin üç aya kadar kullandırılabiliyor ve gerekli görülmesi halinde altı aya kadar uzatılabiliyor.

Öte yandan, Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları ile Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’te, refakat iznine esas sağlık kurulu raporunda refakati gerektiren tıbbi sebeplerin, sürekli bakım ihtiyacının ve refakat edilmediği takdirde hayati tehlike bulunup bulunmadığının belirtilmesi gerektiği hüküm altına alınıyor.

KDK: Esas Olan Hastanın Durumu

KDK kararında, mevzuatın amacının ağır hastalık veya kaza geçiren kişilerin korunması olduğuna vurgu yapıldı. Kararda, kişinin günlük yaşamını tek başına sürdüremeyecek durumda olduğunun sağlık raporuyla ortaya konulduğu, bu nedenle yalnızca belirli bir ifadenin raporda yer almamasına dayanılarak talebin reddedilmesinin yerinde olmadığı değerlendirildi.

Kararda ayrıca, hastanın refakate ihtiyaç duyup duymadığını değerlendirme yetkisinin idareye değil, sağlık raporunu düzenleyen hekimlere ait olduğu belirtildi. Sağlık kuruluşunun refakat gerekliliğini ortaya koyan rapor düzenlemiş olmasının, hastanın bakım ihtiyacının bulunduğuna işaret ettiği ifade edildi.

Kamu Kurumlarında Yeni Tartışma Başlığı

Karar, kamu personeli arasında sıkça gündeme gelen refakat izni uygulamalarındaki farklı yorumları da yeniden tartışmaya açtı. Uygulamada bazı kurumların sağlık raporlarındaki ifadeleri şekli açıdan değerlendirirken, bazı kurumların raporun bütününü esas aldığı biliniyor.

Uzmanlar, KDK’nın değerlendirmesinin refakat izni taleplerinde şekil şartlarından çok, hastanın gerçek bakım ihtiyacının dikkate alınması gerektiğine işaret ettiğini belirtiyor.

Tavsiye Kararı Verildi

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun kabulüne karar vererek ilgili memura refakat izni kullandırılması yönünde PTT Genel Müdürlüğü’ne tavsiyede bulundu. Kararda, idarenin ret işleminde hukuka ve hakkaniyete uygun davranmadığı sonucuna varıldı.

Karar bağlayıcı yargı kararı niteliği taşımasa da, refakat izni konusunda benzer durumda bulunan kamu çalışanları açısından emsal gösterilebilecek önemli değerlendirmeler içeriyor. Özellikle sağlık kurulu raporlarının yorumlanması ve refakat izni taleplerinin değerlendirilmesinde kurumların nasıl bir yaklaşım benimsemesi gerektiğine ilişkin yeni bir tartışma zemini oluşturması

bekleniyor.

  • Benzer Haberler

    Bakan Tekin İzmir’de açıkladı: Son 3 yılda 120 okul tamamlandı

    Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, İzmir’in Dikili ilçesinde hayırsever Şentürk ailesinin yaptırdığı Bayburtlu Hasan Şentürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin açılışına katıldı. Törende İzmir’e yapılan eğitim yatırımlarına ilişkin rakamları paylaşan…

    TEÇ-SEN’den kamu çalışanları için ‘insanca yaşam’ hesabı: 5 kişilik aile için 377 bin TL

    Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası (TEÇ-SEN), çalışanların yalnızca temel ihtiyaçlarını karşılamasını değil, sosyal ve ekonomik açıdan sürdürülebilir bir yaşam standardına sahip olmasını esas alan “İnsani Yaşam Endeksi 2026” raporunu açıkladı. TEÇ-SEN…